Uyku Apnesi Çeşitleri - Medical Park Uyku Kliniği

Uyku Apnesi Çeşitleri

Uyku Apnesi

Uyku apnesi daha çok orta yaş üzerindeki erişkinlerde görülür. Çok şiddetli horladığınız söyleniyorsa, sabahları yorgun uyanıyorsanız ve gündüzleri uyukluyorsanız uykuda solunum duraklamaları (uyku apnesi) sorununuz olabilir. uyku apnesi çeşitleri Apne kelimesi Yunanca’da soluksuz kalmak anlamına gelir. Obstrüktif Uyku Apne Sendromunda kadın/erkek oranı her yaş grubu için 1/3 olarak belirtilmiştir Obezite, Uyku Apne Sendrom’ una eğilimi arttırmaktadır. Uyku Apne riski Vücut kitle indexi>29 olanlarda 8-12 kat artmıştır. Üst vücut obezitesi olanlarda ve BKİ >40’ tan büyük olan morbid obezlerde bu risk daha yüksektir. Boyun çevresinin Uyku Apne Sendromu için belirleyici bir faktör olduğu gösterilmiştir. Boyun çevresinin erkeklerde 43 cm, kadınlarda ise 38 cm üstünde olması anlamlıdır. Diğer risk faktörleri içinde erkek cinsiyet, sigara içme, alkol, sedatif ve hipnotik ilaç kullanımı sayılabilir. Uyku apnesinin belirtilerini hastanın kendisinin fark edebilmesi oldukça zordur. Hasta genellikle uykudaki normal olmayan durumlardan, eşi veya yakınlarının fark etmesiyle haberdar olur.

Uyku Apnesi Belirtileri

Düzensiz solunum:

Uyku apnesinin en önemli belirtisi gece uykusu süresince ani solunum duraklamaları, çok gürültülü horlamalar ve iç çekmelerdir. Bu solunum düzensizlikleri, çoğu kişide görülen yumuşak ve hafif horlamalardan farklıdır. Horlayan insanların çoğunda bu tip horlamalar daha çok sırtüstü uyuma sırasında gerçekleşir. Uyku apnesinin sonucu olarak ortaya çıkan horlamalar ise her türlü pozisyonda gerçekleşebilir. Uyku apnesi olan hasta, el kol hareketleri ile rahatsız bir şekilde uyumaya çalışır.

Uykuda nefesin durması:

Düzensiz solunum birçok insanda duruma bağlı olarak uykuya dalma, uyanma veya rüya görme sırasında görülebilir. Diğer bir taraftan uyku apneli hastalarda sık sık tekrarlanan uzun süreli solunum durmaları olmaktadır. Bu solunum duraklamaları uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biridir. Apneli hastalarda 10 saniyeden başlayan solunum duraklamaları bir dakikadan fazla sürelere kadar devam edebilir. Uykuları boyunca saatte 10’dan fazla tekrarlayan, 10 saniyeden bir dakikaya varan nefes durmaları ile boğulurcasına mücadele eden kişilerde uyku ve oksijen yetersizliği oluşmaktadır. Bunların sonucu olarak hastalarda büyük sorunlara rastlanmaktadır.

Gündüz aşırı uyku hali:

Gece uyku kalitesinin bozulması nedeniyle gün boyunca kendini yorgun hisseden hastaların kitap okurken ya da televizyon seyrederken uyuklamaları olabilir. Bu, özellikle araç kullanan hastalar için önemlidir. Uyku apnesi olan hastaların trafik kazası yapma riski normalden 8 kat fazladır. Bu da hastalarda inanılmaz derece yorgunluğa dolayısıyla konsantre olamamaya neden olur.

Uyku Apnesinin Çeşitleri

Uyku Apnesinin üç temel türü vardır: Tıkayıcı tarzda olan, merkezi yani beyindeki solunum merkezine bağlı olan ve bu ikisinin karışımı. Araştırmalara göre yaklaşık hastaların % 84’ünde tıkayıcı uyku apnesi, % 1’inde merkezi uyku apnesi ve % 15’inde bileşik uyku apnesi görülmektedir.

Tıkayıcı Uyku Apnesi (Obstructive Sleep Apnoea – OSA):

Tıkayıcı Uyku Apnesi (OSA), boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesi sonucunda oluşur. Bu kaslar yumuşak damağa, küçük dile, yutağa ve dile aittir. Bu kaslar gevşediğinde nefes alma sırasında hava yolu daralır ve bir süre için solunum durur. Bunun sonucunda kandaki oksijen miktarı azalır, beyin bu azalmayı algılar ve uyku derinliğini azaltarak ya da kişiyi uyandırarak hava yolunun tekrar açılmasını sağlamaya çalışır. Uyku derinliğinin azalmasını takiben bazı kişilerde bir iki kısa nefes alma ile, bazı kişilerde ise şiddetli horlama ve yutkunma sesleri ile solunum tekrar başlatılır. Bu derecede uyku apnesi olduğunda derin uykuya geçmek hiç mümkün olmaz, kişi bütün uykusunu solunum çabası içinde geçirir ve gündüz uyuma ihtiyacı duyar. Uyku apnesi olan kişiler genellikle uykularının bölündüğünün farkında değildir ve iyi uyuduklarını zannederler.

Merkezi Uyku Apnesi (Central Sleep Apnoea – CSA):

Merkezi Uyku Apnesi (CSA), çok daha nadir görülür ve beyinin solunumu kontrol eden kaslara doğru sinyaller göndermemesi sonucunda ortaya çıkar. Kanda karbondioksitin artması ve oksijenin azalması sonucunda kişi uyanır. Merkezi uyku apnesi olan hastalar uyanma dönemlerini tıkayıcı uyku apnesi olan kişilere göre daha fazla hatırlarlar.

Bileşik Uyku Apnesi (Mixed Sleep Apnoea – MSA):

Bileşik Uyku Apnesi (MSA) olan hastalarda apne, önce tıkayıcı uyku apnesi belirtileri göstermektedir. Hasta saatte yaklaşık 20 ile 30 arası tıkanma yaşar. Tıkayıcı tipteki apnenin tedavisinden sonra hastalık merkezi uyku apnesi belirtilerini daha belirgin olarak gösterir. Bu apne çeşidi uzun yıllardır gözlenmekte ise de son yıllarda uzmanlar tarafında ayrı bir tür olarak kategorize edilmiştir.

OSA, çok sık karşılaşılan ve genellikle teşhis edilmemiş bir uyku hastalığıdır. Tıkayıcı Uyku Apnesi (Obstructive Sleep Apnea), uyku sırasında havayolunda oluşan ve tekrar eden tıkanıklıklar sonucu, solunumun durarak akciğerlere havanın gitmemesi ile hayati tehlike oluşturmaktadır. Bu tıkanıklık genellikle dil kökünün hava yolunu tıkması, hava yolunda dokuların büyüklüğü ve hava yolunu açık tutan kasların uyku sırasında gevşemelerinden kaynaklanmaktadır.

Hastaların birçoğu uykudaki nefes kesintilerinin farkına varmamaktadırlar. Bu nedenle hastalığın ilk farkına varan, aynı yatakta beraber uyunan eşler olmaktadır. Uyku Apneli hastaların uykuları normal olmadığından, genellikle dinlenmiş olarak uyanmazlar. Uykunun iyi bir şekilde alınmamış olması, gündüz yorgunluk, uykululuğa, günlük aktivitelerde yoğunlaşma ve dikkat kaybına yol açar.

Yetersiz hava girişi nedeniyle kanda seyreden düşük oksijen seviyesi ve uyku boyunca nefes alma çabalarının vermiş olduğu düzensizlikler, kardiyovasküler sistemle ilgili rahatsızlıkların artmasına sebep olmaktadır. Sonuç olarak Uyku Apnesi, yaşam kalitesinin artırılması için dikkat edilmesi ve sorgulanması gereken önemli bir rahatsızlıktır. Ülkemizde 2 milyondan fazla OSA hastası olduğu tahmin edilmektedir.

Eğer düzenli olarak horlamanız varsa ve aşağıdaki belirtilerden bir veya daha fazlasına sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, en kısa zamanda doktorunuza danışarak bir uyku testi yaptırmanız gerekebilir:

Önemli Belirtiler:

• Gündüz aşırı uykululuk
• Gürültülü ve kesikli horlama
• Uykuda zorlukla soluma ve boğulma hissi

Diğer sık görülen belirtiler:

• Sabah baş ağrısı ve halsizlik
• Gece sık tuvalete kalkma
• Depresyon ve sinirlilik

Uyku Apnesinin teşhis ve tedavisinin yapılmadığı hastalarda aşağıdaki risklerin önemli derecede arttığı tespit edilmiştir:

• Yüksek tansiyon
• Kalp hastalıkları ve düzensiz kalp atımı
• Kalp krizi
• Felç
• Araç kullanırken ve çalışma sırasındaki kazalarda artış

Uyku Apnesinin en etkili tedavisi, burun veya ağız burun maskeleri ile havayolundaki basıncın artırılarak tıkanmayı engelleyen CPAP ve BiPAP cihazlarıdır. Bu cihazların, hastanın konforuna ve tedavi takip özelliklerine göre değişen modelleri bulunmaktadır. Uyku Apnesi tedavisi için yapılan ameliyatlar, ağız içi aygıtları ve uyku pozisyonu sabitleyicileri, PAP cihazı tedavisi kadar etkili sonuçları olmasa bile, özelikle cihaz kullanımına uyum sağlayamayan hastalar için, alternatif metotlardır.